Ortak Mal Yönetim ve Kullanımında İhtilaflar

16.07.2013 - 16:16

Yönetim ve kullanım, içeri bakımından iki farklı olanaktır. Mülkiyet Kanununun 32(1).maddesi yönetim ve kullanımı birbirinden ayırt etmektedir: “Her ortak, ortak malı, bu malın kullanım amacına göre ve diğer ortaklara sahip oldukları haklar doğrultusunda söz konusu malı kullanmalarına engel teşkil etmeden kullanabilir.”

Ortak malın, diğer sahipleri kullanma imkânından mahrum eden bir sahip tarafından kullanılması gayet mümkündür.  Bu halde, ortak mülkiyet olan malın sahiplerin yalnızca biri tarafından kullanılması durumunda bu kişi, diğer sahiplere yazılı talepte bulunmuş oldukları tarihten itibaren mahrum ettiği imkânlar için tazminat ödemekle mükelleftir.  

Tazminat hakkı,  malı kullanan kişinin bu malı bir tek kendi şahsi veya ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kullanılması halinde ortaya çıkar.  Malın kiraya verilmiş olduğu veya maldan (mesela meyveler) başka gelirler elde edildiği haller bu kapsama girmemektedir. Bu gibi durumlarda diğer sahipler, meyvelerden kendilerine düşen payları arayabilirler (Her ortak, kendi payına denk gelen oranda ortak malın yarar ve takyidatında iştirak eder).

Örneğin: ortaklardan birinin ortak toprağı işleyip, mahsul almış olması veya ortak mülkiyet olan hayvanlara bakıp, ürün almış olması durumunda tazminat alabilmek için diğer ortağın ortak malı kullanmaktan muaf edilmiş olmalıdır. Bu tür engellerin olmaması halinde, fiilen malı kullanmış olmamasına rağmen tazminat muaccel olmaz.

Kısacası “yarardan mahrumiyet”, bir ortağın malı kullanma talebinde bulunması ve bu talebinin reddedilmiş olması demek değildir. Başka ortağın imkân vermemesinden dolayı malı fiilen kullanmaması bu durumda yeterlidir. Ortaklardan birinin ortak malı, üzerine düşen haklardan fazlasıyla kullanması durumunda ortak malın getirdiği menfaatlerden mahrumiyet söz konusu olacaktır. 

Ortak maldan elde edilen ürünler de ortak mülkiyettir. Başka bir deyişle her ortak bu ürünlerde pay sahibidir. Ürünlerin mevcut olması halinde, bu ürünleri toplayan kişiden talep edilebilirler. Ürünlerin bunları toplayan kişi tarafından satılmış veya tüketilmiş olması halinde kendisi tazminat ödemekle mükellef olacaktır. 

Ortak malın kullanımı ve idaresi ile ilgili olarak karar alınamadığı halde veya alınan karar ortak mal için faydalı olmadığı halde ortak kişilerden birinin talebi üzerine mahkemeye başvurulur ve kararı mahkeme alır. Gerektiği zaman idareci tayin edilir. Bu gibi durumlarda mahkeme mülkiyet konulu uyuşmazlık davasını halletmiyor. Sadece ortak malın kullanım ve yönetiminin tespitinde destek olur. Adli işlem, ihtilaf ve dava niteliğinde değildir, mahkeme ise adli idare olarak hareket eder.

Paylaş