Umutları Kamçılayan Bir Yetenek: FATME İBRAHİM

01.05.2015 - 15:15

FATME İBRAHİM’’ üç yıl önce Şumnu’da tanıdım. Nazım Hikmet Kültür Evi Derneği’nin düzenlediği Genç Kalemler Şiir Yarışması’nın Jüri Başkanı olarak şiirlerini okumuş ve ikincilik kazanmasından sonra kendisiyle ve eserleriyle ilgilenmiştim. Sonuçta, Varna’da oturduğu için, başkanı bulunduğum Varna Sabahattin Ali Halk Kültür Evi’ne ve dolayısıyla Edebiyat Ocağı’mıza üye olması için önayak olmuştum.

Geçen yıl Romanya’nın Köstence şehrinde düzenlenen IV.Balkan Türk Şairleri Buluşması’na davet edildiğimde, onun da katılması için ısrar etmiş, böylece orada okuduğu şiirlerin üstadlar arasında uyandırdığı yankıyı izleme fırsatı bulmuş ve neticeden son derece memnun kalmıştım.

Türkçesi pürüzsüz, ele aldığı konular ciddi, bakış açısı gerçekçi, yorumu derin, düşündürücü ve iyiyle kötüyü, değerliyle değersizi kusursuz seçebilen bir şaire olduğu ortadaydı. Bulgaristan Türklerinin edebiyatı açısından ümit verici bir yetenek bence Fatme İbrahim. Son derece mütevazı kişiliğine rağmen kırk kadar şiirini toparlayıp ilk kitabını hazırlaması için teşvik ettim. Toparladı ve editörlüğünü bendenizden rica etti. Memnuniyetle kabul ettim. Umarım üstesinden gelir, edebiyatımıza bir kitap daha kazandırmış oluruz.

Facebook’ta kendisini tanıtma mahiyetinde kısaca bir şeyler yazmış, birkaç şiirini paylaşmış ve yine değerli şair ve şiirseverlerin yorumları, yanılmadığımı göstermişti. Aşağıda okuyacağınız şiirlerin de sizlerde ayni izlenimi uyandıracağına inanıyorum.

          

Fatme hanımın yaşam öyküsünden bahsetmeden önce ilginç bir konuya değinmenin yararlı olacağını sanıyorum. Sanal ağda biri, bir tek şiir kitabı bastırmamış, yalnız sanal ortamda yazdıklarını paylaşan, orada burada, toplantılarda yazıp çizdiklerini okuyanlara nasıl şair dersiniz diye yazmıştı. Şahsen Fatme hanımı kastetmemişti. Ama Fatme hanımın eserleri bu görüşün ne kadar yanlnış olduğunu gösteriyor bence.

Genç şaire 30 Mayıs 1984 yılında Razgrad  (Hazergırad) da doğdu. Çocukluğu Razgrad ilinin Kroyaç (Hasan Terzi) köyünde geçti. Lise öğrenimini Tırgovişte (Eski Cuma) şehrinde, Ekonomi Enformatiği Meslek Lisesi’nde tamamladıktan sonra lisans ve yüksek lisans öğrenimini Varna Ekonomi Üniversitesi’nde gördü. 2008 yılından beri Varna’da, ticaret sektöründe faaliyet gösteren bir firmada çalışıyor. 2012 yılında Şumnu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün yüksek lisans programından da mezun oldu.

Çok ilginçtir ki, ilk şiirlerini ancak 2013 yılında yazmaya başladı. Ama son derece verimli çalıştı. 2014 yılında Edirne Valiliği’nin Yunus Emre Enstitüsü ile birlikte düzenlediği IV. Balkan Türk Şairleri Köstence Buluşması dolayısıyla çıkarılan Köstence Şiir Seçkisi kitabında, daha sonra kültür dergisi ALEV’de kimi şiirleri yayınlandı. Şiirleri edebiyat etkinlikleri ve şiir şölenlerinde okunmaya devam ediyor. Halihazırda ilk şiir kitabını baskıya hazırlıyor. Ama yeni eserler yaratmaya da devam ediyor.

Güzel, okuruna zevkli dakikalar yaşatan, düşünmeye yönlendiren eserler yaratmaya devam edeceğinden, kendisine bahşedilen yeteneği geliştireceğinden eminim. Fatme hanıma başarılar dileyip, dikkatle şiirlerini okuyalım.  

Rüstem AZİZ       

Fatme İbrahim'in Şiirlerinden Bir Demet:

                          SEFER

 

Bir kavga hararetli, kim daha maharetli?

Savaş elbet kasvetli, kazanana haşmetli.

Düşünmeden aşılayıp zehri serden sere

Yetmedi mi vurulan kalpler yerden yere?

 

İki nehir bir olunca artar hiddeti,

Söyle,  nasıl yener nefret nefreti?

Haklı kılmaz sözlerini konuştuğun lisan,

İsmin her ne ise cismin sadece insan.

 

Kaç dirhemlik çekirdek çarpan göğsünde?

Asıl tahtın, tacın bakanın gözünde.

Cümle alem ikna olur değerine

Bir gün kadrin sığmayınca kabrine.

 

Cennet bu dünyanın mahiyeti,

Genel yanılgı beklemek ahireti.

Gel de ol gönül eri, hata dönüp bakmalar geri,

Ortaya çıkaran cevheri sevginin kalp seferi.

 

 

RÜZGAR

 

Özenmek, insana mahsus haslet.

Rüzgar yurduna, gönlüm esmeye hasret.

Bedenim rahat, görünürde durağan;

Varsa ruhumu soran: fırtına, kasırga, boran.

 

Doğudan, batıdan, güneyden, kuzeyden

Hüzne huzur yüklü nameler katıp getir neyden.

Ben bu kalıpta suskun mahkum, sense lal ve hürsün.

Ey rüzgar, gördüklerin benim dudaklarımdan dökülsün!

 

Derin derin içime çektirir esmekten alı koyan bir nefesi

Direnen sol yanımdaki tükenmez çırpınma hevesi.

Veda anı gelince kıyıya vurur rüzgara kapılan dalgalar;

Hatıraları yaşatır bir tek ayrı düşen, ona sevdalı damlalar.

 

Sözüm ona ben inatçı hayalperest bağlanan dolandığı ağlara,

Sen hayalim olmuş çarpıyorsun yolunu kesen dağlara.

Ulaşabildiğin kadar uzaklara var da tırmanıp yamaçlara;

Ey rüzgar, umutlarımdan götür esmeye muhtaçlara!

 

VEDA

 

Pek çok insan gibi bende ayrılıkları sevmem,

Ama geldi çattı veda vakti gitmem diyemem.

Hoş gelmiştin hayatıma şimdi de hoşça kal,

Artık meskenim bir başka diyar.

 

Tonlarca ağır sanki yanıma aldığım üç beş parça eşya;

Belirsizlik kelepçeye, prangaya eş ya.

Beni uğurlayan bir buket hatıra, karşılayacaksa bir tutam umut;

Acı veriyorsa ayrılık anıları sil, unut.

 

Her ayrılık yeni yolun başıdır,

Kalp kalplerde aşınarak taşınır.

Sende kendi kavşaklarının yönünde ilerle,

Belki yollarımız tekrar kesişir bir yerde.

 

 

NE KADAR KOLAY

 

Yer yüzünde bir insan var olsa bile bir zihin olmaz.

Birikir yaşananlar, düşünceler oluştukları gibi durmaz.

Acı tatlı anılar koparır bilinçte fırtınalar.

Ayrımı aynı ummak ...,  beyhude ayna tutmak.

 

Olumsuzluklardan bir seri, elde mi davranmamak fevri?

Dünyaya kendi pencerenden bakmak ne kadar kolay;

Lakin kabullenmeli, iki yüzlüdür her olay.

Herkes kendince haklı, herkesin hesabı farklı.

 

Bir gün dün bugünle çelişir.

Usulca fikirler yer değişir.

Zamanla elbet zikirler de gelişir.

Bugünü baki sanmak yarınında can çekişir.

 

 

AYNI FARKLAR

 

Milyonlarca insan, milyonlarca beden,

Aynı anatomiler, farklı simalar,

Farklı diller, farklı sesler,

Farklı sözlerle ifade edilen aynı istekler;

O kadar aynı ki hedefler.

 

Farklı yollar, farklı sonlar, farklı araçlar;

Oysa hep aynı amaçlar.

Sağlık, mutluluk, başarı kadim konu;

Bu kadar zor mu elde etmek onu?

 

Farklı adımlar atılıyor,

Farklı izler bırakılıyor,

Farklı yöne bakılıyor,

Hayattan farklı varsayılan beklentiler,

Daima uzakta olana uzanan eller.

 

Farklı yollar seçiliyor,

Farklı hızla geçiliyor,

Farklı noktalara varılıyor,

Ama hep aynı hisler bedeni sarıyor.

 

Aynı kalplerde farklı atışlar,

Farklı gözlerde aynı bakışlar,

Aynı duygulardan doğuyor farklı telaşlar,

Farklı yanaklardan süzülüyor aynı sebeplerden yaşlar,

Aynı tutkuyla yaşanıyor farklı aşklar.                                       

Paylaş