Faik Arda

12.02.2015 - 12:52

1936’da Eğridere'ye (Ardino'ya) bağlı Elmalı Kebir (Yabılkovets) köyünde doğdu. İlk ve orta okulu kendi köyünde bitirdi. Eğridere lisesinden mezun oldu. Yüksek öğrenimini Sofya Üniversitesi'nin Türkoloji Anabilim Dalında sürdürdü. Sonra doğduğu yörede öğretmenlik yaptı.

Şiir yazmaya lisede öğrenciyken başladı. 1965 yılında "Ağarınca Tan" adlı şiir kitabı basıldı. Yaratıcılığına Doğu Rodoplar'da sosyalizmin "nimetlerini" övücü şiirleriyle başladı. Sonra  Rodop Türklerinin çilesi, ıztınplarla dolu hayatı, şairin şiirlerine esas konu oldu. Kasım 1989 tarihinden sonra Bulgaristan'da demokratikleşme sürecinin ilk adımları atılmaya başlanınca şair yeni şiirlerini "Hak ve Özgürlük" gazetesinde Faik ARDA soyadıyla yayımlamaya başladı. Yıllarca şairin kalbinde taş gibi yatan Rodop Türkünün, Bulgaristan Türkünün elem ve kederi, Bulgarlaştırma yıllarında verilen kurbanlar, işlenen barbarlıklar şair tarafından şiirleştirildi, bu yeni şiirlerde yeni umut ışıkları doğmağa başladı. 1995'te hayata veda etti. 
 

Bu gece köyüme giden

Bir yolcuyum

Andızlık dağlarında.

Yürürüm yavaş yavaş

Kıvram dolam yollardan

Benimle yürür berrak ırmaklar,

Çamlar, yıldızlar benimle yürür

Eser ılık, ılık Rodop yelleri.

Türküler yakar ince ince

Köyüme gider elektrik telleri...

Yürürüm, ellerimde dokunmak 

Gözlerimde görmek

Kollarımda sarılmak hasreti!

On sekiz yıl önce de geçtim

Bu dağlardan ben!

Yanım sıra gelen yedi yaşım

Bu gece benim

En sevgili yoldaşım...

Yedi yaşım yalınayaktır.

Yenisidir gömleğim sırtımda

Omuzbaşları güneşte 

GELEN DENİZ

Ahmet dedenin yaşı doksandır

Ve kırk iki yılından beri

İki ayağı da noksandır

Her gün pencereden

Uzaklara bakar

Yaşlı gözlerle, Belli ki içine oturmuştur Kocaman bir keder.

Ziyarete gelenlere: - Ölüp gideceğim Deniz görmeden

Denize götürün beni! der.

Üzülme Ahmet dede,

Şöyle, oturduğun yerden

Bu sabah şafakla beraber

Bir sürü işçi gitti aşağılara

Şu nehrin boyunca,

Belki bir ay, belki bir yıl sonra Bir deniz seyredeceksin doyunca...

Yürüyordu işçiler

Bahtiyarlığın başlayıp Yokluğun bittiği yollardan, işte koca dedem,

Fıstık gibi

Ufacık-Tef ecik ayaklarım

Çayırlarda koşuyor İp atlıyor Ve dansediyordum.

Ayaklanm nerede kaldı?

Verin bana ayaklarımı! Ayaklarımı kim aldı?...

Hani benim saçlanm vardı.

Siyah saçlarım

Sırma saçlanm

Her sabah,

Doğan güneşe karşı

Ufacık-Tef ecik ayaklarım

Çayırlarda koşuyor İp atlıyor Ve dansediyordum.

Ayaklanm nerede kaldı?

Verin bana ayaklarımı! Ayaklarımı kim aldı?...

Hani benim saçlanm vardı.

Siyah saçlarım

Sırma saçlanm

Her sabah,

Doğan güneşe karşı

 
 
Fotoğraf: kırcaalihaber

Paylaş